YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14595
KARAR NO : 2012/39335
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça konu değerin pek fahiş olduğu kabul olunmasına göre, 765 sayılı Yasanın 522. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel olarak, 5237 sayılı yasanın 61/1-e maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkı kullanılarak kişiselleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilerek, 5252 sayılı Kanunun 9/3.maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK ile suç tarihinden sonra 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK’nın ilgili tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli olacak şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulamalı karşılaştırma yapılmaksızın, 5237 sayılı TCK’nun 155/2 maddesinin lehe olduğu şeklindeki soyut değerlendirme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığa ait adli sicil kayıtlarına esas ilamlar getirtilerek silinme koşulları bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’te yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanununun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E, 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak suretle adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.