YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25850
KARAR NO : 2013/9338
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın lehtar olarak kendisinin, keşideci olarak katılanın göründüğü sahte olduğu iddia edilen bonoyu icra takibine konu ettiği olayda, katılan imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş olup mahkemece görevlendirilmesi üzerine … Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünde uzman doktor olarak görevli …’ın yaptığı imza incelemesinde senetteki yazılar rakamlar ve imzanın katılan … eli ürünü olmadığı görüşünü belirtmesi, katılanın icra dosyasında imza itirazında bulunması üzerine … 4.İcra Mahkemesinde … Polis Kriminal Laboratuvarı sahtecilik uzmanı …’dan alınan raporda senetteki borçlu imzasının … eli ürünü olduğunun belirtilmesi, iki rapor arasında ortaya çıkan çelişkinin mahkemece giderilmiş olmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; dosyanın kül halinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine tevdi edilerek yapılacak imza incelemesi ile senetteki imzanın kimin eli ürünü olduğunun belirlenip böylelikle alınan iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi; katılan tarafından açılan menfi tespit davası ile ilgili olarak UYAP üzerinden yapılan incelemede davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta olup, anılan dosyanın celp edilip incelenerek ilgili belgelerin dosya arasına alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.