Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15341 E. 2012/40406 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15341
KARAR NO : 2012/40406
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi kurumun, süresinde verdiği temyiz dilekçesiyle katılma iradesini ortaya koymuş olmakla, 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi gereğince davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların emekli aylığı alan babalarının ölümünden sonra yetim aylığı almak amacıyla diğer sanık eşlerinden boşanıp, birlikte aynı evde yaşamaya devam ederek ve babalarından kalan yetim aylığını alarak haksız çıkar sağladıklarının iddia edildiği olayda suçun unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre müşteki vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.