Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22143 E. 2013/6092 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22143
KARAR NO : 2013/6092
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; meyve, sebze alım satımı ile uğraşan şikayetçinin, …,… ilçesinden … iline arkadaşı … ile birlikte, elma almak amacıyla geldiği, … isimli arkadaşı vasıtasıyla, daha önceden tanıştığı sanığı arayarak elma alma işinde yardımcı olup olamayacağını sorduğu, sanığın yardımcı olacağını söylemesi üzerine kahvehanede buluştukları ve birlikte Eğirdir ilçesinde bulunan bir soğuk hava deposuna gittikleri, sanığın buradaki görevliye … ‘un elmalarına bakacaklarını söylediği ve elmalara bakarak tekrar il merkezine döndükleri, sanığın, telefon ile elmaların sahibi olan … ‘u arayarak yanlarına çağırdığı, bir süre sonra kendisini … olarak tanıtan ve şikayetçi tarafından, aynı suçtan hakkında beraat kararı verilen … olarak teşhis edilen şahsın kahvehaneye geldiği, burada yapılan pazarlık sonucunda 12.000 TL’ye
anlaştıkları, şikayetçinin 5.000 TL’yi peşin olarak sanığa verdiği, bu sırada kendisini … olarak tanıtan şahsın arabada olduğu, sanığın da arabaya ceza yazılmaması için biraz ileriye çekeceği bahanesiyle arabaya binip hızla uzaklaştığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan hapis cezası yanında tayin olunan adli gün birim cezasının “5 gün” olarak belirlenmesi, birim gün cezasının günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere “100 TL’ye” düşürülmesi suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.