Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67367 E. 2013/10771 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67367
KARAR NO : 2013/10771
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Satın almak üzere ev arayan şikayetçinin, emlak komisyonculuğu işiyle uğraşan sanık …’ın işyerine gittiği, sanığın 3-4 ay önce işyerini açtığından elinde şikayetçinin istediği mevkide ev olmaması nedeniyle emlak işiyle uğraşan tanık …’dan yardım istediği, tanığın suça konu evin anahtarlarını sanığa verdiği, şikayetçinin evi beğenmesi üzerine aralarında 57500,00 TL’ye anlaştıkları ve sanığa 15500,00 TL peşin para verdiği, daha sonraki günlerde sanığın işyerini kapatarak paralarla birlikte kayıplara karıştığının iddia edildiği olayda; suça konu paranın katılan tarafından sanığa verildiğine dair katılanın soyut beyanı dışında başkaca delil bulunmamasına, haksız menfaate konu para miktarı da dikkate alındığında adet gereği düzenlenmesi gereken bir belgenin de katılan tarafından ibraz edilememesine göre, sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.