YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67364
KARAR NO : 2013/10773
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nin, suça konu senedi katılandan almış olduğu araç karşılığında … Tur Sauna Masaj Gıda Tem. Cam. Paz. Tic. Ltd. Şti yetkilisi gibi imzalayarak katılana verdiği, süresinde ödenmemesi nedeniyle katılanın Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5345 Esas sayılı dosyasında icra takibine geçtiği, şirket yetkilisi … Değirmenci’nin imza itirazında bulunduğu, Ankara 10. İcra (Hukuk) Mahkemesi’nin 2006/518 Esas sayılı dosyasında şirketin yetkilisinin … … olduğu ve senetteki imzanın …’e ait olmadığının tespit edildiği belirtilerek icra takibinin iptaline karar verildiği, bu şekilde sanığın yetkisi olmadığı halde şirket adına bono düzenleyip haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarında senet bedellerini ödemesine rağmen, katılanın araçların devrini vermemek için muvazaalı haciz yaptırdığını, senetlerdeki borçlunun kendisi olduğunu, şirket kaşesinin kimin tarafından vurulduğunu bilmediğini belirterek suçlamaları kabul etmediği, … imzalı 01.02.2006 tarihli tahsilat makbuzundan 15 adet senede mahsuben sanığın 30.000,00 TL ödeme yaptığının sabit olduğu, dolayısıyla araba satış bedeli olarak verilen senetlerin birden fazla olduğu ve daha öncekilerin ödendiğinin anlaşıldığı, ayrıca bedelsiz kalması nedeniyle sanığın eline geçen ve dosyada bulunan senetlerdeki borçlunun sanık olması ve şirket kaşesinin bulunmaması nedeniyle suça konu senette de şirket adına atılan kaşenin sanık tarafından atıldığının sabit olmadığı hususları gözetilerek, sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayalı olarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.