YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10398
KARAR NO : 2013/10793
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddine dair 31/12/2010 tarihli ek kararın hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, sanığın yokluğunda verilen 19/01/2010 tarihli asıl kararın 7201 sayılı yasanın 35.maddesine göre sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirlenerek, sanığın 21/10/2010 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, mahkemenin 31/12/2010 tarihli temyiz talebinin reddi kararı kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana ait şirkette 2005 yılının temmuz ayından itibaren pazarlama ve satış elemanı olarak çalışmaya başladığı, bir süre sonra İnegöl’deki ofiste görevlendirildiği, ilgili şirketin tüccarlardan peşin aldığı orman ürünlerini fabrikalara vadeli sattığı ve şüphelinin de bu iş için iş merkezinin bulunduğu Balıkesir’den satın aldığı orman ürünleri için para istediği, orman ürünü getiren araçların plaka ve tonajlarını merkeze bildirdiği, buna göre hesaplanan paranın ödenmek üzere şirket merkezinden sanığa PTT yoluyla havale edildiği, katılanın 24.12.2005 tarihinde sattığı orman ürünleri için fabrikalara fatura kesmek için İnegöl’e geldiğinde, şüphelinin plakalarını bildirdiği araçların fabrikaya giriş yapmadıklarını öğrendiği, diğer faturaları da incelediğinde, fabrikadaki odun miktarının ödeme yapılan odun miktarından az olduğunu ve sanığın bu şekilde 30.567.00 YTL mal edindiğini tespit ettiği iddia olunan olayda;
Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında parayı almadığı yönündeki savunması, paranın gönderildiğini gösteren PTT ödeme belgeleri ve katılanın sahte plaka ve tonaj belgelerinin gönderilmesi üzerine ödeme yaptıklarını, gönderilen plaka ve tonaj bilgilerinin sahte olduğunu ve mal açığı bulunduğunu şirket kayıtlarından tespit ettikleri yönündeki beyanları ile katılandan mal alan Starwood isimli şirketin mal alan kamyonlara ilişkin plaka ve tonaj bilgilerini içeren listeyi göndermesi karşısında; katılana ait şirketin iddia edilen döneme ilişkin ticari defter, belge ve makbuzları, sanığın şirket merkezine gönderdiği iddia edilen plaka ve tonaj bilgilerini içeren belgeler ve havale makbuzları getirtilerek, plakaların sahte olup olmadığı araştırılarak, katılana ait şirketin İnegöl şubesinde sanığın çalıştığı dönemde yaptığı ticari işlemler hakkında bilirkişi raporu alınarak uhdesinde para veya mal bulundurup bulundurmadığı tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.