YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6313
KARAR NO : 2022/83
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2017 tarih ve 2015/88 E. – 2017/180 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.03.2020 tarih ve 2018/1732 E- 2020/410 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle toplam 120.000,00 TL bedelli çekleri keşide ederek davalıya verdiğini, davalının çeklerin karşılığı olan malları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmeyerek 3. kişilere ciro ettiğini, 02.01.2015 tarihli çekin takibe konulduğunu, ileri sürülen sebeplerin takip alacaklısını bağlamaması sebebiyle takip borcunu ödemek zorunda kaldıklarını belirterek çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,icra dosyasına ödenen paranın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia,savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf dava konusu çeklerin ticari ilişkiye istinaden verildiğini savunsa da taraflar arasında mal alım-satımına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, çekin bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tediyesine yönelik düzenlendiğinin kabulünün gerektiği, davacı tarafın çeklerin ticari ilişkiye istinaden verildiğini, aralarında ticari ilşki bulunduğunu yazılı ve kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalının ticari defterlerinin incelendiği, taraflar arasında ticari ilşki olmadığının tespit edildiği,yemin delili için süre verilen davacının yemin deliline de başvurmadığı,davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çekin TTK’nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine olduğu, bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerektiği, davalının süresinde cevap vermeyerek davacının iddialarını tamamen inkar ettiği ve çeke ilişkin bu karineye dayandığından ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının çekin ticari ilişki kapsamında mal alımı için verildiğini, mal teslim edilmediğini bu nedenle çekin bedelsiz kaldığını yazılı delille ispatlayamadığı, mahkemece yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak yemin deliline başvurmayacaklarının belirtildiği, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.