YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/726
KARAR NO : 2012/32294
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/07 2009 tarihli ve 2009 96427 soruşturma, 2009/48221 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 22/12/2009 tarihli ve 2009/2242 değişik iş sayılı kararı üzerine yeni delillerin ortaya çıkması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 173/6. maddesi gereğince yeniden soruşturma yapılması talebinin reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2011 tarihli ve 2011/1291 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.10.2011 gün ve 2011/12349/50600 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2012 gün ve 2011/360041 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Şüpheli hakkındaki dolandırıcılık soruşturmada olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelinin ifadesine başvurulmadığı gibi, şüphelinin müşteki ile komşuluk ilişkilerini kullanarak elde ettiği güven neticesinde ortak arsa alınması için hesabına para yatırılmasını sağladığı, gerçekte var olmayan kooperatif arsasının alım-satımı ile ilgili prosedürlerin tamamlanmadığını söyleyerek müştekiyi oyaladığı gibi, ödeme gücü olmadığı halde karşılığında senet verdikten sonra adresini değiştirdiği, benzer şekilde dolandırıcılık eyleminden dolayı şüpheli hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2010 tarihli ve 2009/974 esas, 2010/586 karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında şüphelinin dolandırıcılık eylemi ilgili delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya aften düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 25.05.2011 gün ve 2011/1291 D.İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.