YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16647
KARAR NO : 2013/19737
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın katılanın evinin camını kırarak zarar verdiğinin iddia edildiği somut olayda;tanık …’in “ben olay tarihinde evde idim, evimin kapısı çaldı, eşim kapıya çıktı, bu kişi ile eşim arasında konuşma geçti, gelen kişi yüksek sesle bağırıyordu, bir süre sonra evimizin camlı kapısına vurmaya başladı, camlar kırıldı, evin ilk giriş kapısının camları bu şekilde gelen kişi tarafından kırıldı, ben gelen kişinin kim olduğunu bilmiyorum, sonradan yaşça büyük olan olduğunu öğrendim, evimizin camları bu şekilde kırıldıktan sonra aradan bir süre geçti, tekrar kapı çaldı, ben kapıya çıktım, gelen kişi eşimin dışarı çıkmasını istedi, bende evde olmadığını söyledim, bunun üzerine bu kişi evimizin garajının camlarının bulunduğu yere gitti, garaj camlarını kırmaya başladı, ayrıca yanında bir kişi daha vardı, oda garaj camlarını kırdı, ben onuda gördüm, ancak kim olduklarını bilmiyorum, evimizin garaj camlarını iki kişi birlikte kırdılar, ben bunu kendim gördüm” şeklinde beyanda bulunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, tanık ile sanıkların mahkemede yüzleştirilerek sanığın diğer sanık … ile birlikte camları kıran şahıs olup olmadığının belirlenmesi, bu mümkün olmadığı taktirde sanığın son halini gösteren ve çeşitli açılardan çekilmiş fotoğraflarının temin edilip tanığa gösterilerek teşhis yaptırılmasından sonra bütün deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.