Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22171 E. 2013/5838 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22171
KARAR NO : 2013/5838
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın üzerine kayıtlı olan … plakalı aracını … vasıtasıyla …’a sattığı, ancak …’ın aracın devrini üzerine almadığı, başkasına satmayı düşündüğünden sadece vekaletname örneğini aldığı, aracın hasarlarını giderdikten sonra dosyada bulunan 20/12/2005 tarihli satış sözleşmesi gereğince aynı aracı 7850 TL karşılığında müştekiye sattığı, bu arada …’nın …’ya vermiş olduğu vekaletnamenin süresi dolduğu için ruhsat sahibi olan …’dan tekrar vekaletname aldığı, müştekinin aracın devrini …’dan almakta gecikmesi üzerine aracın devrini…’den alınması gerektiğinin müştekiye … tarafından bildirildiği, müştekinin de…’i aracın devri için aramasına ve devrini talep etmesine rağmen bir sonuç alamadığı, bu aşamada …’in aynı çatı altında oturduğu anlaşılan ve kardeşi olan diğer sanık … ’a gerçeği yansıtmayan ve senetteki … ’ın konumu dahi taraflarca bilinmeyen bir senet düzenleyerek verdiği ve … ’ın da bu senedi avukatı vasıtasıyla icra takibine koyduğu icra takibi talebinin 25/05/2006 tarihinde olup, 26/06/2006 tarihinde aracın müştekinin evinin önünde haczedildiği, 28/06/2006 tarihinde aracın…’e teslim edildiği, …’in de 11/07/2006 tarihinde aracı …’ye sattığı, bu şekilde sanık … … ve …’nın yapmış oldukları hile sonucunda müştekinin bedelini ödeyerek satın aldığı aracını elinden alarak başkasına satıp menfaat elde ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Bu kapsamda; şikayetçi aleyhine icra takibi yapılmasını temin ile aracın haczedilmesini sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; eylemin kamu kurumu olan icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık … müdafii, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.