YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26328
KARAR NO : 2012/30663
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ün 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddeleri gereğince 9.565 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2009 tarihli ve 2009/355 – 1455 sayılı kararının infazı için … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini müteakip, anılan kararda kanun yolu bilgilerinin eksik olması sebebiyle ilamın kesinleşmesinde tereddüt hasıl olduğundan, hükmün infaz edilip edilmeyeceği hususunda bir karar verilmesini müteakip infaz edilmek üzere evrakın gönderilmesi talebi üzerine, herhangi bir tereddüt saptanmayan hükmün yerine getirilmesine devam edilmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 26.11.2010 tarihli ve 2009/355-1455 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair, … Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2011 tarihli ve 2011/117 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01.04.2011 gün ve 2011/3608/17190 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2011 gün ve 2011/160358 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilamı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.07.2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği anlaşılmakla, … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2009 tarihli ve 2009/355-1455 sayılı kararının kesinleşmemiş olması sebebiyle, bu karar üzerine aynı mahkemece verilen 26.11.2010 tarihli ek karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ayrıntıları Y.C.G.K.’nun 05.10.2010 tarih ve 2-169 esas, 188 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; usulüne uygun olarak sanığa tebliğini müteakip süresinde temyiz edilmeyerek kesinleşen … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2009 tarih ve 2009/355 esas 2009/1455 sayılı kararında kanun yolu mercinin gösterilmemiş olmasının temyiz süresinin işlemesineengel olmadığı, ayrıca hükümde başvurulacak yasa yolu süresi açıkça belirtildikten sonra “temyiz yolu açık olmak üzere” denilmek suretiyle temyiz inceleme merciinin Yargıtay olduğunda kuşku bulunmaması ile kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşmesi hususunun yargılama faaliyetinin doğal sonucu olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.