Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2847 E. 2021/3031 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2847
KARAR NO : 2021/3031
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/10/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10/02/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … Belediyesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan çekişme konusu 2057,90 m2’lik bölümün Hazine adına sicil kaydı oluşturulmadan 1377 No’lu parsel numarası ile ihdasen Adana Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiğini ve daha sonra imar uygulamasına tabi tutularak anılan parselin tamamının kamuda kullanılmak üzere terkin edildiğini, çekişme konusu yapılan 2057,90 m²’lik bölümün üzerinde de 5594 ada 3 sayılı imar parselinin oluşturulduğunu; ancak, dayanak imar uygulamalarının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek; 2057,90 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini ve tapu kayıtlarının eski hale iadesinin sağlanmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Adana … vekili ve davalı … vekilinin temyiz talebi üzerine hükmün, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarih 2014/15649 Esas, 2015/501 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarih, 2016/14531 Esas, 2017/4293 Karar sayılı ilamı ile “…dava konusu alanın hangi tarihte belediye veya mücavir saha içerisine alındığının belirlenmesi, dava konusu alana ilişkin kadastral pafta ile ilk ve ikinci imar uygulamasıyla konumlarını gösterir imar krokileri de getirtilerek şuyulandırma işlemleri öncesi ve sonrası niteliklerinin (ilk uygulama ve ikinci uygulama öncesi ve sonrası nitelikleri, nereden ihdas ile oluşturulduğu, vs) şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, raporlardaki çelişkilerin giderilmesi, 775 sayılı Yasanın mülga 3. maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih, 2019/1165 Esas, 2020/645 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.
Davalı … Belediyesi vekili karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.12.2020 tarih, 2020/1943 Esas- 8053 Karar sayılı ilamı ile, “… 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklendiği ve dava konusu uyuşmazlığın eklenen bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiği gerekçesiyle…’’ karar düzeltme isteminin kabulüne ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve davanın niteliği gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili ve davalı … Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı Hazine vekilinin ve davalı … Belediyesi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; dava konusu 1377 parsel sayılı taşınmazın 2057,90 m²’lik kısmı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu halde davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından ihdas edilerek davalı Seyhan Belediyesi ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş ve kadastral 1377 parselin 2057,90 metrekarelik kısmı üzerinde imar parselleri oluşturulmuştur. Ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Bir başka ifade ile dava, davalı Seyhan Belediyesi ile davalı Adana Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup davacının dava açma tarihinde kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece, dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesi gereği davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı durumda olduğu göz önüne alınarak yapmış olduğu yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile davalı … Belediyesi sınırlarına dahil olduğundan davalı … Belediyesi sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu husus kararın bozulmasını gerektirmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm; Hazinenin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Hazinenin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının; (a) üçüncü bendinin çıkarılarak yerine “davacı tarafından yapılan 1.981,00TL yargılama giderinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı … Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, (b) Dördüncü bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ve Çukurova Belediyesinden tahsili ile davacıya verilmesine” ibarelerinin eklenmesine hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.