YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/723
KARAR NO : 2012/32295
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ün 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1. maddesi gereğince 20.000 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2006 tarihli ve 2006/167-559 sayılı kararının infazı sırasında, 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 06/09/2010 tarihli ve 2006/167-559 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/10/2011 gün ve 2011/12502/51223 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/01/2012 gün ve 2011/360013 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20/09/2010 tarihli ve 2010/20742-18846 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hesap sahibinin tüzel kişi olması sebebiyle, çek karşılığını ilgili bankada bulundurmakla yükümlü kişinin saptanabilmesi için, çekin bankaya ibraz tarihi olan suç tarihi itibarıyla, hesap sahibi tüzel kişiliğin yönetim organının kimlerden oluştuğunun ve varsa bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesinin araştırılması ve dayanağı belgelerin de getirtilmesi, getirtilen belgelerden, hükümlünün, suç tarihinde, hesap sahibi şirketin yönetim organının mali işlerini yürütmekle görevlendirilen üyesi, böyle bir belirleme yapılmamış ise hükümlünün yönetim organını oluşturan gerçek kişilerden olup olmadığının saptanmasından sonra işlem yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 03.02.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 sayılı “Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 5941 sayılı “Çek Kanunu” değiştirilerek, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7.maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin mahallinde yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06.09.2010 gün ve 2006/167 esas 2006/559 sayılı ek kararın CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.