Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20855 E. 2013/18889 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20855
KARAR NO : 2013/18889
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’ın, 21/11/2007 tarihinde dosya kapsamında yargılanan; ancak beraatine karar verilen diğer sanık … ile birlikte, Müşteki …’e ait olan ve satılık ilanı verdiği iş yerine gelerek, iş yerini satın almak istediğini belirttikten sonra, İstanbul’da … Madencilik AŞ. Ünvanlı şirketin keşideci olarak gözüktüğü, Denizbank’a ait, 25/12/2007 keşide tarihli, 33.000,00 TL bedelli hamiline yazılı olan çek fotokopisini vererek sağlamlığını kontrol etmesini istediği, müştekinin kendisine fotokopisi verilen söz konusu çek ile ilgili yaptığı araştıma sonucunda; çekin çalıntı olduğunu anlaması üzerine polise haber verdiği, bir müddet sonra iş yerine gelen sanık …’ın bu şekilde yakalanarak, alınan ifadesinde; söz konusu çekin diğer sanık … tarafından kendisine verildiğini beyan ettiği, bu şekilde sanıkların sahte olan çeki müştekiye vermek suretiyle haksız menfaat temin etmeye kalkıştıklarının iddia edildiği olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
21.11.2007 tarihli üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğinden anlaşılacağı üzere; Sanık …’ın olay günü yapılan üst aramasında; müştekiye fotokopisini verdiği 33.000 TL bedelli çekin aslının ele geçirildiği, Denizbank Konya Şubesinin, 21.11.2007 tarihli yazısına göre; söz konusu çekin çalıntı olduğu ve buna ilişkin olarak hesap sahibinin ödemeden men talimatının bulunduğunun belirtildiği, sanığın üzerinde ayrıca; Denizbank’a ait 04/12/2007 tarihli ve 10.000 TL bedelli iki adet çek fotokopisi ile katılan …’ın işyerinden çalındığı tespit edilen,…Ticaret Ltd. Şirketi tarafından keşide edildiği gözüken, Akbank’a ait 04/12/2007 keşide tarihli ve 75.000 TL bedelli çek fotokopisinin ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, toplanan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların üzerlerine atılı olan resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’ın, Müşteki …’e ait olan ve satılık ilanı verdiği iş yerine gelerek, iş yerini satın almak istediğini belirttikten sonra, diğer sanık …’dan aldığı ve yargılama konusu olan Denizbank’ a ait, 25/12/2007 keşide tarihli, 33.000,00 TL bedelli hamiline yazılı olan çekin fotokopisini vererek sağlamlığını kontrol etmesini istediği, müştekinin kendisine fotokopisi verilen söz konusu çek ile ilgili yaptığı araştıma sonucunda; çekin çalıntı olduğunu anlaması üzerine; sanığın yakalandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, müştekinin denetim olanağını ortadan kaldırmamış olması, yapılan beyanla değil, gerekli incelemelerden sonra çekin sahte olduğunu anlamış olması dikkate alındığında, dolandırıcılık suçunun kurucu unsuru olan hilenin sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldırmadığı ve atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden delillerin taktir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek eylemin nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.