YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19590
KARAR NO : 2013/18977
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına yönelik olduğu anlaşılarak yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
1-Sanık … hakkında, dolandırıcılık ve özel evrakta sahtecilik suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde,
Sanık …’ün 2000’li yıllardan itibaren sigortalı olup, lösemi hastası olduğu için sürekli tedaviye ihtiyacı olduğu, tedavi masraflarının sigorta ile karşılanması amacıyla kardeşi …’nin evinde 22.04.2005- 24.03.2006 tarihleri arasında çalıştığı şeklinde sanığın kendisinin imzaladığı sahte işe giriş bildirgesi düzenleyip SGK’ya ibraz ettiği, daha sonra 25.03.2006 – 31.12.2007 tarihleri arasında …’ın evinde çalışmaya başladığı ve sigortalılık halinin devam ettiği iddia edilen olayda,gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığa atılı eylemede 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63/3 maddesi hükmü çerçevesinde; sanık …’ün önceden anılan Kanun’un 60. maddesinde sayılan genel sağlık sigortalısı sayılma şartlarını taşınıp taşımadığı, taşımıyorsa hangi tarihte yitirildiği, hastalığının devamlı olup olmadığı, ne zamandan beri tedavi gördüğü hususlarının ilgili kurumdan sorulması, sanığın tedavi ücretinin kurum tarafından karşılanması nedeniyle en son elde ettiği yarar tarihinin kurumdan sorularak suç tarihinin belirlenmesi sonucu toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.