Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20032 E. 2013/19044 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20032
KARAR NO : 2013/19044
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. Maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı,görevli ve yetkili mahkemece itiraz konusunda inceleme yapıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek,kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Doktor olan sanık …’ün sahibi ve sorumlu müdürü olduğu … Özel Hekim Tıp Polikliniği’nde protokol ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak hak sahipleri adlarına reçete düzenlediği ve hak sahiplerinin tedavisini bizzat yaparak, yine tam zamanlı hekim olmaması dolayısıyla yetkisi olmadığı halde usûlsüz olarak söz konusu belgeleri imzalayarak katılan … dolandırarak zarara uğrattığı, yine doktor olan sanık …’ın ise … Özel Hekim Tıp Polikliniği’nde tam zamanlı hekim olarak görev yaptığı, kendisinin düzenlemediği reçetelere, muayene ve tedavi belgelerine yetkisi bulunmayan doktor veya diğer kişilere kendi kaşesinin basılmasına ve söz konusu reçete, muayene ve tedavi belgelerini kendi adına paraf-imza atılmasına bilerek ve isteyerek izin vermek suretiyle diğer sanığın eylemine iştirak ettiğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.