YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19071
KARAR NO : 2013/19182
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sahte ilaç küpürlerinin katılan kuruma fatura edildiği en son tarih olan 15.08.2005 gününün, suç tarihi olarak belirlenmesiyle yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… Eczanesi’nin sahibi ve mesul müdürü olan sanığın, farklı hastalara ait 32 adet reçetede yer alan 50 adet “Co-… 28/Tablet” isimli sahte ilaç küpürünü katılan kuruma fatura ederek 6.092,30 TL haksız menfaat temin ettiği ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; Adli Tıp Kurumu ve eczacı bilirkişi raporu ile suça konu ilacı temin eden firmanın yazılarında suça konu ilaç küpürlerinin sahte olduğu belirtilmiş ise de; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ilaç küpürlerinin sahte olduğunu bilmediğini beyan edip ilaçları satın aldığına dair faturaları ibraz etmesi, 2004-2005 yıllarında kuruma fatura edilen 4602 adet reçeteden suça konu ilacın yazılı olduğu 198 adedinde yapılan incelemede 32 adet reçetede bulunan 50 adet ilaç küpürünün sahte olduğunun belirtilmesi, hasta ve yakınları ile reçetelerde yazı, kaşe ve imzası bulunan doktorların beyanlarına göre reçetelerde herhangi bir sahteciliğin söz konusu olmaması, yine eczanede sahte küpür yapmaya yarayan herhangi bir suç aletinin bulunmaması karşısında, sanığın suça konu ilaç küpürlerini sahte olarak ürettiği veya sahte olduklarını bilerek kuruma fatura ettiğine dair cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.