YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23994
KARAR NO : 2013/6983
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ile katılanın tanık olarak dinlenen eşi … arasında ilişki bulunduğu, sanıkla katılanın arkadaş olmaları nedeni ile sıklıkla bir araya geldikleri, katılanın eniştesi tarafından PTT aracılığı ile gönderilen 300 TL paranın geldiğini öğrenen sanığın katılanın evde olmadığı sırada nüfus cüzdanını ve evlenme cüzdanını alıp … PTT Şube Müdürlüğüne gittiği, adına havale geldiğini söyleyip katılana ait kimlik belgelerini ibraz edip parayı aldığı daha sonra da iade etmediği şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa atılı eylemde; PTT’nin bir zarara uğramadan sadece ödeme aracı olması, katılana ait nüfus ve evlilik cüzdanının da kullanılmasıyla Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlığından faydalanılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde tarif edilen kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolanırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden; yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e maddesi gereğince hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesindeki “adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleşmesine yönelik arttırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” düzenlemesi karşısında; adli para cezasının gün para yerine zarın iki katı esas alınarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.