YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18155
KARAR NO : 2013/18987
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; …’de ikamet eden katılan …’in yanında daha önce geçici üzüm işçisi olarak çalışan, kendisini … olarak tanıtan ve Ağrı’lı olan sanık …’in, Ağrı’da kurbanlık hayvan olduğunu söyleyerek katılana bebaber iş yapma teklifinde bulunduğu, katılanın öneriyi kabul ederek 2005 yılı Aralık ayında hayvan almak üzere Ağrı iline geldiği, sanık …’nın burada katılanı kendisini Hacı olarak tanıtan ve satılık hayvanları olduğunu söyleyen sanık … ile tanıştırdığı, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklardan …’in, katılan ile birlikte ortaklık kuracağını söyleyerek katılanı aldatıp, diğer sanık …’e gerçekte var olmayan hayvanlara karşılık kapora olarak 10.000 TL vermesini sağladığı, hayvanların kendisine teslim edilmemesi üzerine katılanın sanık Hüdaverdi’yi aradığında hayvanları yükleyip …’e getireceğini söyleyerek sürekli oyalarak bahaneler uydurduğu, dolandırıldığını anlayan katılanın parasını tahsil etmek üzere yeniden Ağrı’ya geldiğinde bu kez avukat akrabası olduğunu ve parasını kurtarabileceğini söyleyen sanık … ile tanıştığı, sanık …’ın, katılanı tanık Avukat … …’in yanına götürdüğü, adı geçen avukatın yazılı belge olmadan bir şey yapamayacağını belirttiği, sanık …’ın, bu kez parayı İzmir’de bulunan diğer sanık … aracılığıyla alacağını, bu şahsın çok sağlam olduğunu, mutlaka parayı alacağını söyleyip, telefonla irtibat kurduğu, katılandan …’e verilmek üzere 500 TL aldığı, sanık …’in ise, katılanın alacağını tahsil edebileceğini ancak bunun için paraya ihtiyacı olduğu bildirmesi üzerine katılanın banka havalesi yoluyla 2.000 TL gönderdiği, sanıkların bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla ikna ettikleri katılandan haksız menfaat temin ettikleri anlaşılmakla, atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar … ve … hakkında verilen 25 gün para cezasının TCK’nın 52. maddesi uyarınca paraya çevrilmiş olması karşısında, tebliğnamadeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar …, … ve … müdafiileri ile sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.