YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18702
KARAR NO : 2013/2463
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, mütaahhit olan katılandan bir daire satın aldığı, sanığın, son olarak kira ücreti ve diğer masraflar çıktıktan sonra katılana 5.000 TL borcunun bulunduğu, tarafların ibralaşmak üzere notorde bir araya geldikleri, taraflar arasında daha önce düzenlenen ve 3.000 TL ‘si değişik şekillerde ödenen 8.000 TL bedelli senedin katılan tarafından sanığa teslim edildiği, sanığın da kalan borcu olan 5.000 TL’yi noter huzurunda katılana verdiği, bu arada tarafların birbirlerinden alacaklarının kalmadığına dair ibranemenin noter tarafından hazırlandığı, ibranmeye göre, hir iki tarafça, senet için ödenecek bedelin 5.000 TL olduğunun ve tarafların birbirlerinden borcu, alacağı kalmadığının belirlendiği, sanığın, inşaatın daha eksikleri bulunduğunu belirterek ibranameyi imzalamadan noterden ayrıldığı ve katılanın senedi almak istemesi üzerine, senedi yırttığı, katılanın, sanığın daha sonra kendisinden kira vb bir ücret isteyeceği düşüncesiyle şikayetçi olduğu, böylece sanığın ibranameyi imzalamayarak katılanı dolandırmaya çalıştığının iddia edildiği olayda, eylemin taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, senet bedelinin ödenmesi üzerine senedin teslim alınarak yırtılması ve ibranamenin imzalanmaması eyleminde dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.