Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24115 E. 2013/7280 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24115
KARAR NO : 2013/7280
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Sultanahmet Tramvay Durağı’nın arkasındaki döviz bürosuna döviz bozdurmak için giden ve Fransız vatandaşı olan müştekinin yanına yaklaşarak “Para mı bozduracaksın?” diye sorduğu, şikayetçinin de para bozduracağını söylemesi üzerine sanığın müştekiye parayı daha çabuk bozduracağını söylediği, bunun üzerine müştekinin 400 EURO parayı sanığa Türk lirasına çevirmesi için verdiği, sanığın da karşılık olarak tedavülden kalkmış 8 adet 100 Türk Lirası parayı Yeni Türk Lirası olarak müştekiye verdiği, müştekinin bu paraların tedavülden kalkmış eski para olduğunu kaldığı otele konaklama ücretini ödeyeceği sırada öğrendiği olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itiraz larının reddine ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 40 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
2- Adlî Para cezası hesaplanırken, öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 52/1. maddesi uyarınca tam gün sayısının belirlenmesi ve aynı Kanun’un 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin belirlenen gün üzerinden yapılmasını müteakip, 52. maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenen miktar ile gün sayısının çarpılması suretiyle para cezasının tespit edilmesi gerekirken belirlenen tam gün sayısının artırım ve indirimler yapılmadan para cezasına çevrilip artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 1. paragrafında yer alan “….1 yıl hapis ve 40 tam gün karşılığı ve günlüğü 20,00 YTL’den 800,00 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına”, keza 2. paragrafta yer alan “… 10 ay hapis ve 666,00 YTL Adli para Cezasıyla Cezalandırılmasına” ibareleri çıkartılıp yerlerine sırasıyla birinci paragrafa “1 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına”, ikinci paragrafa” 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibarelerinin eklenmesine, ikinci paragraftan sonra gelmek üzere “sanığa tayin edilen adli para cezasının aynı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL olarak takdir edilip 80,00 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmesine diğer hususların aynen bırakılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.