Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18572 E. 2013/2388 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18572
KARAR NO : 2013/2388
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Somut olayda; … Makina isimli iş yerinde iş makinası alım satım işi ile uğraşan sanığın, katılana ait iş makinasını teşhir için teslim alıp, komisyon karşılığı müşteri bulmak üzere anlaşmasına rağmen, katılanın izni ve haberi olmaksızın sattığ ve parasını da ödemediği, suça konu iş makinasını katılandan satın aldığına dair savunmasını doğrular delil de bulunmadığı anlaşılmakla, güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sair itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “cezaların toplanması” kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’unn 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu ve infaz aşamasında cezaların toplanması gerektiğinin belirtilmesine rağmen, yazılı şekilde, sanığa hükmolunan cezaların içtimaına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “sanığa verilen 11 ay 20 gün hapis ve 100 gün adli para cezasının TCK’nun 52/2 maddesi uyarınca kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri nazara alınarak günlüğü takdiren 20 YTL’den hesap edilerek 9.000 YTL adli para cezasına çevrilmesine ve 52/4 maddesi uyarınca 9.000 YTL adli para cezasının birer aylık eşit sürelerde olmak üzere 10 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ilişkin ibarenin çıkartılarak yerine “sanığa verilen 11 ay 20 gün hapis cezasının TCK’nun 50/1-a maddesi gereğince 350 gün adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den hesap edilerek 7.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tayin olunan 100 gün adli para cezasının TCK’nun 52/2 maddesi uyarınca kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri nazara alınarak günlüğü takdiren 20 TL’den hesap edilerek sanığın 2.000 TL adli para cezasına mahkumiyetine, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca 7.000 TL ve 2.000 TL adli para cezasının birer aylık eşit sürelerde olmak üzere ayrı ayrı 10 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.