YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16472
KARAR NO : 2013/19191
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Baba oğul olan sanıklardan …’un kuyumculukta çantacılık tabir edilen işi yaptığı ve uzun süredir katılan …’tan aldığı altınları seyyar olarak piyasada satarak komisyon aldığı, oğlu olan sanık …’ın da katılana ait …Kuyumculuk isimli şirkette sigortalı işçi olarak çalıştığı, sanık … ‘un 03/11/2006-05/12/2006 tarihleri arasında katılandan toplam 34 kilo 401 gram işlenmiş 14 ayar altını piyasada satıp parasını geri vermek, satamadığı altınları da iade etmek üzere aldığı, 05/12/2006 günü katılanı arayarak malların dağıtılması konusunda katılan ile telefonda görüştükten sonra bir daha sanığa ve oğluna ulaşılamadığı, ev ve işyerlerinin terkedilmiş olduğu, sanıkların bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın adı geçen şirkette sigortalı olarak gösterilip fiilen çalışmadığı ile suçu işlemediğine yönelik savunmasının aksine müsnet suçtan mahkumiyetine yeter nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
10 yıl öncesine dayalı tanışıklıkları olan sanık ve katılanın birlikte çaılşmaya karar vererek 30.10.2004 tarihinde bir protokol yaptıkları, buna göre katılanın 140.000 dolar tutarında senet karşılığı sanığa 10 kg has altını 1 yıl süre ile çalışması için verdiği, sanık ve katılanın 1 yıllık süre dolduktan sonra çalışmaya devam ettikleri ve sanığın bu süre zarfında çantacılık tabir edilen işi yaparak toptancı olan katılanın mallarını perakende olarak dağıtıp bu iş karşılığında komisyon aldığı, olay tarihlerinde aralarındaki çalışma ve senede dayalı borç ilişkisi nedeniyle anlaşmazlık doğduğu, sanığın aralıklarla piyasaya satmak için aldığı 34.401 gram 14 ayar altınları alarak ev ve işyerini terk edip ortadan kaybolduğu, daha sonra tanıklar … , … ve …huzurunda katılana 22 kg altın borcu olduğunu ikrar edip borcuna karşılık arsa vermeyi teklif ettiğinin anlaşılması karşısında söz konusu altınları teslim alan sanığın daha sonra devir olgusunu inkar etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu işlediğinin sübut bulduğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine beraatine dair hüküm kurulması ,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.