Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18700 E. 2013/2460 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18700
KARAR NO : 2013/2460
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Antalya ilinden Elmalı ilçesine geldiği, o günün pazar günü olması nedeniyle işyerlerinde yoğunluk bulunduğu, sanığın önce müştekiye ait işyerini kolaçan ettiği, yoğunluğun arttığı bir anda içeri girerek 100 kontörün ne kadar olduğunu sorduğu, müştekinin 14.00 TL olduğunu söylediği, sanığın, 40.00 TL isteyerek ona 54.00 TL vereceğini söylediği, kontör ve 40.00 TL’yi müştekinin sanığa vermesinden sonra sanığın müştekiye sadece 4.00 TL verdikten sonra vereceğini söylediği 50.00 TL’yi de cebine koyarak ordan ayrılmaya çalıştığı sırada olayı baştan beri takip eden tanığın durumu müştekiye bildirdiği, sanığın önce durumu kabul etmediği, daha sonra cebindeki parayı müştekiye iade ettiği ve yargılama sırasında suçunu ikrar ettiği, bu şekilde dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.