YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23088
KARAR NO : 2013/6536
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın tanıdığı olan katılana güven vererek hile ile telefonunu arkadaşına vermesini sağlaması şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluşması nedeniyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilamı bulunan sanık hakkında TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Somut olayda; Sanığın, tanıdığı olan katılana adını yanlış söylemek suretiyle katılana ait cep telefonunu arkadaşının görüşme yapıp geri vermesi için aldığı, cep telefonunu alan şahsın konuşarak olay yerinden uzaklaştığı
katılanın telefonu sorması üzerine arkadaşının hemen geleceğini söyleyerek oluşturduğu güven sonucu yalanlarıyla hile oluşturduğu ve bir bahane ile katılanın yanından ayrılması şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün” ve ” 2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve ” 100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.