YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22250
KARAR NO : 2013/5833
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, … köyü … mevkiinde bulunan mülkiyeti kendisine ait tapulu 97 ve 128 parsel sayılı taşınmazları fiilen ekmeyip, söz konusu taşınmazları harici olarak … isimli kişiye verdiği halde, belirtilen yerler için doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunarak haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Nitelikli Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
a-Sanığın, başkasına kiraladığı kendi tapulu taşınmazı için başvuru yaptığı dikkate alınarak, taşınmazı kiralayan … isimli kişinin, belirtilen yıllarda söz konusu taşınmaz için doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunup bulunmadığının, araştırılması, ilgili genelge ve yönetmeliklerin de getirtilerek, mal sahibi veya kiracının başvuru esaslarının ne olduğunun tespit edilmesi, taşınmaz için sanık dışında başka birine ödeme yapılıp yapılmadığı, kiracının mal sahibi olan sanığa başvuruda bulunmaya rızasının bulunup bulunmadığı kiracı tanık …’dan sorularak buna göre kurum zararının oluşup oluşmadığının kesin olarak belirlenmesi, buna göre suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, son maddesi gereğince, temel ceza belirlenirken haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde gün para cezasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5 gün para cezası belirlenerek bunun haksız menfaatin iki katına çıkartılması suretiyle 400 TL yerine 425 TL hesap edilerek fazla ceza tayini,
c-5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesine göre; mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 53/1.maddesindeki hükümlerin uygulanmayacağı gözetilmeden, bu hususta karar verilmesi,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 225.maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamede sanığın, “ekmediği taşınmazlar için doğrudan gelir desteği alarak kurumu zarara uğratma” iddiasıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, iddianamede; çiftçi kayıt formları ve çiftçi belgelerinin düzenlenip ilgili makamlara onaylatılarak resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde yazılı şekilde sanığın dava konusu olmayan suçtan mahkûmiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.