YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23736
KARAR NO : 2013/7246
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında 14.08.2008 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 21.08.2008 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Suç tarihinde … plakalı araçla mağdur …’nin evi önünde gelen sanıkların, kendilerini Elektirik idaresinden gelen görevliler olarak tanıtıp, bir ihbar nedeniyle geldiklerini, kontrol yapacaklarını söylemeleri, hükmü temyiz etmeyen sanık …’ın elinde telsizle yanında sanık …’te olduğu halde kontrole başlayıp, inceleme neticesinde “bir kaçak bulamadığını” telsizle bildirmesini müteakip, mağdurun da duyduğu telsizden aldığı emirle sayaçlara yoğunlaştığı ve mağdurun kullandığı sayaçta film-şeridi ile sayaca müdahale edilmiş olduğunu tespit ettiğini ileri sürerek bunun ağır para cezası ile hapis cezasını gerektiren bir suç olduğunu söyleyerek mağduru endişeye sevketmesi, ancak hemen ardından işlem yapılmasından önce araçta bulunan şef ile konuşmasının yararına olacağını,
bir hal çaresi bulunabileceğini belirtmesi, bu arada sanık …’inde elindeki kağıtlara notlar alıyormuş gibi yapıp mağdurun endişesini arttırması, böylece mağduru araca (sözde şefe) yönlendirerek sanık … ile konuşmasını sağlayıp, onun da 2.000 TL verilmesi halinde işlemin lehine sonuçlandıracağını bildirerek bu parayı mağdurdan alarak haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunun iddia olunduğu somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin suçun unsurlarındaki oluşmadığına, seçenek yaptırımlar uygulanmaması, erteleme yapılmaması, CMK.nun 231.maddesinin tatbik olunmamasının yerinde olmadığına yönelen ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıkların mağdur …’ye karşı suçu 21.08.2008 tarihinde işledikten sonra şikayetçi Recep Artıran’a karşı eylemlerinin icrasını müteakip 28.08.2008 günü 34 DU 8211 plakalı araçta yakalandıkları; o tarihte yapılan aramada … üzerinde “görevli kartı” ve araçta da “18 adet kaçak elektirik tutanağı bulunan klasör” tespit oldunduğu, mağdur …’ye karşı işlenen suçta sanıkların “Elektirik İdaresinden gelen görevliler olarak kendilerini tanıtmalarının, bu şekilde davranmalarının” tek başına suçun nitelikli halinin oluşmasına yeterli olmayacağı, TCK.nun 158/1-d maddesinde belirtilen “araç” sözcüğünün aynı fıkrada belirlenen kurum ve kuruluşlara ait olan ve etkin işlevi bulunan maddi varlıklarını ifade ettiği, sanıkların Bedaş İdaresinin arlıklarını kullanıp kullanmadıkları araştırılmadan yazılı şekilde “nitelikli dolandırıcılık” uçundan hüküm tesisi,
2-Kabul ve uygulaya göre de; temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel birim gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uayrınca BOZULMASINA, 18.04.2013 gününde oybirlğiyle karar verilidi.