YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22216
KARAR NO : 2013/6829
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıkların av malzemeleri satım işi yapmaları nedeniyle katılana da bir av tüfeği sattıkları, karşılığında katılandan eski bir tüfek ve senet aldıkları, katılanın daha sonra, kendisine satılan tüfeğin namlu kısmında karıncalanma olduğunu görüp tamir için tekrar sanıkların işyerine teslim ettiği, sanıkların da bakım yapmak üzere teslim aldıkları tüfeği katılana iade etmeyip mal edindikleri, böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Medeni Kanun’un 950.maddesine göre; alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebileceği, zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılacağı, alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, av tüfeğinin, katılana satışına ilişkin faturanın, varsa tamir edilmek üzere tekrar işyerine
bırakıldığına dair belgelerin, taraflar arasında av tüfeği satımı sonrası düzenlendiği belirtilen senedin onaylı bir suretinin, ilgili icra dosyasının ve ödemeye ilişkin taraflarca ibraz edilecek diğer belgelerin denetime elverişli olacak şekilde dosya içerisine konulması, senetteki vade tarihi ile tüfeğin tamir için işyerine bırakıldığı tarih dikkate alınarak, senet bedelinin katılan tarafından ödenip ödenmediğinin araştırılması, senetle ilgili olarak sanıklar tarafından yapılan bir icra takibinin bulunup bulunmadığının tespiti, buna göre, sanıkların alacak miktarının ne olduğunun belirlenmesi, sanıklar aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, kendilerine tamir için silah getirilmediğini ve silahın alıkonulmadığı belirtilmesine rağmen; gerekçeli kararda, ödenmeyen borç için tüfeğin alıkonulduğunun sabit olduğu belirtilmekle, bu hususun sanıklara tekrar sorulması, ayrıca, sanıkların işyerinde çalışan tanık …’in de, silahın tamir için işyerine bırakıldığını belirtmesine göre, tamir için alınan silahın nereye gönderildiği ve hangi tarihte tekrar işyerine teslim edildiği, tamirden gelen eşyanın ne zamana kadar katılana tekrar iade edilmesi gerektiği hususlarının araştırılması, sanıklara ait işyerinde silah tamiri yapılıp yapılmadığı veya tamir için teslim edilen silahların alındıktan sonra başka yere gönderilip gönderilmeyeceği, gönderime ilişkin belge düzenlenip düzenlenmediği hususlarının araştırılması, katılanın, tanık …’ın, tüfeğinin …isimli kişiye satıldığını söylediğini belirtmesine göre, adı geçen bu kişinin araştırılması, tanık sıfatıyla beyanına başvurularak gerçekte böyle bir harici satış olup olmadığının sorulması ve bütün delillerin toplanmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirlerinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.