Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16488 E. 2013/19195 K. 04.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16488
KARAR NO : 2013/19195
KARAR TARİHİ : 04.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı Yasanın 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden … kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Katılan … şirketinin Batman İrtibat İşletmesinde muhasebe şefi olarak görev yapan ve şirketin satış yaptığı bayilere ilişkin kayıtlarını tutan sanığın, kurum adına kredi kartlarını ve banka hesaplarını kullanma yetkisi bulunup hesaplara yansıması gereken … isimli bayinin cari hesabına alacak kaydedilen 32.092 TL’yi kayıtlara geçmediği, …’e ait bayinin 521.493 TL çeklerini süresinde bankaya ibraz etmeyip karşılıksız kalan çekleri takasa da vermediği, karşılıksız olduğuna dair çeklerin arkalarını yazdırmadığı, …A.Ş tarafından yürütülen bayiliğin 411.917 TL borcu gözüktüğü halde cari hesapta oynama yaptığı, 01/10/2008 tarihinde borç bakiyesini kapattığı, bu şekilde katılan şirketin kredi kartı ile banka hesaplarını kullanmak suretiyle gerçek dışı kayıtlar oluşturup şirket ile ticari ilişkisi bulunan adı geçen bayilerin cari hesaplarında meydana gelen hareketleri gizlemek suretiyle katılan … 450.819 TL zarara uğrattığının, soruşturma aşamasında sanık tarafından müfettişe ibraz edilen ”beyanımdır” başlıklı yazı içeriği ve kurum tarafından düzenlenen soruşturma raporu ile uyumlu bilirkişi raporu ile anlaşılması karşısında sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 157/1,43 maddesi uyarınca mahkumiyeti yerine yasal olmayan gerekçe ile beraatine dair hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.