YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18696
KARAR NO : 2013/2449
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Haksız yere elde bulunan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesi gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmemiş ise de, bu husunun infaz sırasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kendisine ait olan … plaka sayılı aracı satmak için gazeteye ilan verdiği, sanığın babası olarak kendini tanıtan ve yakalanamaması nedeniyle evrakı tefrik edilen …’un, katılanı telefonla arayarak oğluna, ilana konu aracı almak istediğini söylediği ve oğlu diye tanıttığı sanığı katılana yönlendirdiği, sanıkla bu kişinin daha önce plan yaptıkları, aynı hileleri kullanarak bir çok kişiyi dolandırdıkları, sanığın kendisini Serdar olarak tanıtıp araca baktığı, babama da gösterelim diyerek aslında kendilerine ait olmayan ama almak üzere pazarlık yaptıklarını söylediği kafeye geldikleri, aracı gelirken deneme amaçlı olsun diye sanığın kullandığı, sanık ve katılanın kafeye geldiği anı kollayan …’un, kafeyi telefonla aradığı, sanığı telefona istediği, sanıkla görüştükten sonra katılanı telefona istediği, araç hakkında ve ödemeler konusunda bilgiler almaya ve katılanı oyalamaya çalışırken sanığın telefonla görüşüyormuş gibi yaparak ve zaten elinde olan anahtarla aracı çalıştırarak kaçırdığı, başka bir yerde kendisini bekleyen … isimli kişiye teslim ettiği, böylece sanığın diğer sanıklarla birlikte hareket ederek ve hileli hareketler kullanarak haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçunun işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık hakkında, güvenlik tedbirlerinin uygulanmasıyla ilgili karar verilmemiş ise de; 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olarak uygulanması gerekeceğinde, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık savunmasının ne olduğunun karar içeriğinden anlaşılması, Cumhuriyet savcısı’nın, yapılan yasal değişiklikler kapsamında, geçici bir süreyle Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmalara çıkmaması, bu nedenle, bu eksikliğin sonuca etkisinin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.