YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16154
KARAR NO : 2013/2465
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hakaret suçundan kamu davası açılmasına rağmen bu suçla ilgili bir karar verilmemiş ise de zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile katılanın kardeşi …’un resmi olarak boşanmalarından sonra çocuğun velayetinin anneye verildiği, olay günü sanığın geçici olarak aldığı çocuğu tekrar annesine teslim etmek üzere katılanın evine, babası ve amcalarıyla birlikte gittiği, katılanın, …’ın evde olmadığını söyleyerek çocuğu teslim aldığı, bu sırada sanığın katılana hakaret ve tehditte bulunduğu, katılanın, … plaka sayılı aracına binerek olay yerinden uzaklaşmak istediği sırada, sanığın araca saldırdığı ve aracın camı ile farlardan birinin kırdığı, bu şekilde sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, dosyadaki hasar tutanağı, katılan ve tanık beyanları kapsamında suçun işlendiği sabit olmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Hapis cezası ile adli para cezası yaptırımlarının seçenek olarak düzenlendiği TCK’nın 151/1. maddesi gereğince hapis cezası tercih edilerek uygulama yapılmasına rağmen aynı Kanunun 50/2. maddesi hükmü gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından; kabule göre de; hapis cezası para cezasına çevrilirken TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince uygulama yapılması gerekirken, uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesindeki eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.