YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23576
KARAR NO : 2013/7149
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Akhisar PTT Müdürlüğünde dağıtıcı olarak çalışan, öz annesi vefat etmiş olan sanığın, kurumuna verdiği tedavi yardımı beyannamesinde üvey annesi … ‘yi annesi olarak göstererek adına sağlık karnesi aldığı, adıgeçen sahsın 17.03.1997 ile 15.02.2006 tarihleri arasında sağlık karnesini kullanması sonucu PTT Genel Müdürlüğünün 1.096.87 TL sağlık harcaması yaptığı, olayın ortaya çıkmasından sonra sanığın yapılan sağlık harcamasını faiziyle birlikte 16.08.2007 tarihinde kuruma ödediği anlaşılan olayda, sanığın çalıştığı kurumda bulunması gereken nüfus kaydında anne adı … olarak kayıtlı olduğu halde fiilen baktığı üvey annesini annesi olarak beyan etttiği, bu durumun kurum yetkilisinin sanığın nüfus kaydına bakması suretiyle yapılabilecek basit bir
araştırmayla ortaya çıkabileceği, bu sebeple sanığın beyannamede üvey annesini annesi olarak göstermesinin dolandırıcılık suçunun unsuru olan “hile” olarak kabul edilemeyeceği ve kurumu aldatma niteliğinin bulunmadığından, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.