YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19819
KARAR NO : 2013/4036
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın ve temyiz talebinde bulunmayan …’ nin, katılanların 25.09.2006 tarihinde Göle ilçesi…., köyünden çalınan altı adet büyükbaş hayvanlarının yerini bildiklerini ve kendilerine para verilmesi durumunda hayvanları bulup kendilerine teslim edeceklerini söyleyerek katılan … ile irtibata geçtikleri, katılanın 25.02.2007 tarihinde yanında kardeşi … ve arkadaşları olduğu halde sanık ve … ile Kars ilinde bir pastahanede buluştukları, sanığın hayvanların yerini bildiği konusunda katılan …’ı ikna ederek katılandan 600 TL aldığı, katılanların hayvanların bulunduğu yer olarak kendilerine söylenen yere gittiklerinde hayvanları bulamadıkları, daha sonra 02.03.2007 tarihinde, sanığın katılana cep telefonundan mesaj çekmek suretiyle 400 TL daha vermesi halinde hayvanların yerini söyleyeceğini belirttiği, katılanın bu defa sanığa inanmayarak Cumhuriyet Savcılığına müracaat etmesi üzerine, sanığın buluşma noktasında polis memurları tarafından yakalandığı şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, eylemini katılana karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda zincirleme biçimde gerçekleştirmesi nedeni ile sanık hakkında TCK’nın 43/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde aynı yasanın 58.maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- 5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan hapis cezası yanında tayin olunan adli gün birim cezasının “5 gün” olarak belirlenmesi, 62.maddenin uygulanması nedeniyle 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda “4 gün” olarak bulunan birim gün cezasının günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere “80 TL’ye” düşürülmesi ve hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine, “53.maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.