Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24737 E. 2013/8379 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24737
KARAR NO : 2013/8379
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekili tarafından 17.12.2008 tarihinde verilen süre tutum dilekçesinden, yalnızca sanık … hakkındaki beraat kararının temyiz edildiğinin anlaşıldığı, 15.01.2009 havale tarihli gerekçeli dilekçenin içeriğinden de …’e yönelik herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek, sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararıyla sınırlı olarak yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafisine diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3 maddesine muhalefet edilmiş ise de, sanığın, katılma talebine karşı itirazda bulunmayıp esasa ilişkin savunma yaptığı dikkate alınarak, sonuca etkisi bulunmayan bu husustan bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık …’in, şikayetçiye ait ecza deposunda çalıştığı, ……Devlet Hastanesi’ne teslim edilmek üzere düzenlenen ….,…..,….., seri C sıra no’lu irsaliyelerdeki ilaçları 17.06.2006 tarihinde teslim alıp, 18.06.2006 günü temyiz dışı … ile birlikte …’ya gittiği, orada bir gece konaklayıp ertesi gün hastanelere vermesi gereken 39.902,50 TL bedelindeki bir kısım ilaçları teslim etmediği, şirketi arayıp malların çalındığını söylemesine rağmen ilaçların çalındığına dair bir emarenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.