Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23403 E. 2013/8237 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23403
KARAR NO : 2013/8237
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın baştan itibaren planlı bir şekilde hareket ederek, internette bulunan araç satış ilanı ile ilgili olarak katılanı arayıp buluşarak ilana konu otoyu 9500 TL alma hususunda anlaştığı, 3000 TL peşin verip, 6500 TL meblağlı senet verip güven sağlayarak, katılanın noterde, belirtilen aracı satma yetkisi veren vekaletname tanzimini sağladıktan sonra katılana araç fiyatından yüksek miktarda olan 14500 TL meblağlı çeki göstererek aracın bedelini bundan tahsil etmesini, fazlasını sonra alacağını söyleyerek sahte çeki verip 3000 TL peşinatı geri alarak 9500 TL haksız menfaat sağladığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik ve 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-f maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık kendisi açısından henüz hareketi tamamlamamış kesintisiz devam eden hareket bütünlüğü içerisinde sahte çeki vermiş olduğundan önceden doğmuş borç için çek verme söz konusu olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargıamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.