YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23638
KARAR NO : 2013/8257
KARAR TARİHİ : 03.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında, “22.07.2005”tarihli Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan ve “24.08.2006” tarihli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davaları açısından verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın haksız yere doğrudan gelir desteği aldığının iddia olunduğu somut olayda tanık beyanlarına göre sanığın hissedarı olduğu tüm taşınmazları sürekli olarak diğer mirasçıların rızası ile kullandığı, anılan taşınmazların ekilmeden ve diğer mirasçıların rızası olmadan doğrudan gelir desteğine başvurulduğu yolunda bir iddianında bulunmadığı, sanığın yasal mirasçı olduğu, gözetildiğinde sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket etmediği kabul olunarak beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında, “11.09.2002, 18.08.2003, 11.08.2004” tarihli Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan ve “11.08.2003, 10.08.2004, 14.03.2005” tarihli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davaları açısından verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
11.09.2002, 18.08.2003, 11.08.2004, 11.08.2003, 10.08.2004, 14.03.2005 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımlarının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.