YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23905
KARAR NO : 2013/18157
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 05.10.2011 tarih ve 2011/2399 sayılı sağlık kurulu raporunda, sanığın 17.09.2010 tarihinde işlemiş olduğu iddia edilen başka bir kamu malına zarar verme suçu yönünden ceza sorumluluğu bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında, kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın aynı kasıt altında farklı tarihlerde ceza evinde kaldığı koğuşun duvarlarına yazı yazmak ve kullanımda olan yatak takımlarını yakmak suretiyle kamu malına zarar verdiğinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 05.10.2011 tarih ve 2011/2399 sayılı sağlık kurulu raporunda, sanığın 17.09.2010 tarihinde işlemiş olduğu iddia edilen başka bir kamu malına zarar verme suçu yönünden ceza sorumluluğu bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında, sanığın dava konusu kamu malına zarar verme suçu
yönünden de cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususu tespit edildikten sonra hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu suç nedeniyle sanık cezaevine alınmış ise infazın durdurulmasına, başka suçtan hükümlü ya da tutuklu değilse salıverilmesine, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.