Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19466 E. 2013/3559 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19466
KARAR NO : 2013/3559
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, eski patronu olan katılan … …’e bir arkadaşının babasının ölmesi üzerine arkadaşına 1.000 adet altın kaldığını, ancak arkadaşının yaşının küçük olması nedeniyle altınları bozduramadığını söyleyerek altınları bozdurması konusunda yardımcı olmasını istediği ve katılan …’e bu altınlardan olduğunu söylediği, bir adet … altını verdiği, kalan altınları da 50.000 TL karşılığında satabileceğini söylediği, … altınını bozdurup gerçek olduğunu anlayan …’in durumu eşi olan katılan …’e, …’in de patronu olan katılan …’ a anlattığı, katılan …’in altınları 50.000 TL karşılığında satın almayı kabul etmesi üzerine sanık ile buluşmak üzere İstanbul’dan Ankara’ya geldikleri, sanıkla Dikmen …,Mahallesindeki bir gecekondunun önünde buluştukları, sanığın katılan …’ den 50.000 TL’ yi alarak altınları evden getireceğini söyleyip önünde bulundukları gecekondunun bahçe kapısından içeri girdiğini, katılanların bir süre bekledikten sonra sanığı cep telefonundan aradıkları, ancak ulaşamadıkları, bunun üzerine bahçenin içindeki eve giderek sanığı sorduklarında evdekiler tarafından sanığın tanınmadığını öğrendikleri şeklinde gerçekleşen olayda; sanıkla olay öncesi aralarında husumet bulunmayan katılan …’ın iddiası, bu iddiayı destekleyen diğer katılanlar … … ve …’in beyanları, İstanbul’da ikamet eden katılanların sanık hakkındaki şikayetlerini, dolandırıcılık eyleminin gerçekleştiğini iddia ettikleri …,Mahallesinin bağlı olduğu Dikmen polis karakoluna bildirmeleri ve bu şikayet üzerine katılanların yer göstermesi neticesinde görevli polis memuru tarafından sanığın girdiği iddia olunan gecekonduya ait basit kroki çizildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine yazılı gerekçelerle beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.