Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20509 E. 2013/5069 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20509
KARAR NO : 2013/5069
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekmektedir.
Somut olayda; Katılanın halk bankasından emekli maaşını çekmek üzere şube önünde bulunan ATM’ye geldiği, ATM’yi kullanmayı tam olarak bilmediği için yardıma ihtiyaç hissettiği, sanığın da yardım etmek istediğini bildirdiği, katılanın da yardım teklifini kabul ederek kartını sanığa verdiği, sanığın el çabukluğu ile katılanın kartı yerine başka bir kartı bankamatiğe taktığı, katılandan şifresini söylemesini istediği, müştekinin şifresini söylemesi üzerine sanığın bankamatiğin kartı yuttuğunu söylediği, sonrasında müştekinin bankaya girerek durumu görevlilere izah ettiği, bu arada sanığın şifresini öğrendiği kart ile ATM’den 550 YTL parayı çektiği ve uzaklaştığı olayda, sanığın eyleminin zilyetliğin devredilmemiş olması nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321-326 maddeleri uyarınca ceza süresi itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.