Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23578 E. 2013/8169 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23578
KARAR NO : 2013/8169
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan zarar gören Sağlık Bakanlığının davaya katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın oğlu ve eşine ait yeşil kart sağlık karnelerinin vize süreleri bittiğinden ve vergi kaydı nedeniyle yeşil kart yenilemesi de yapılamayacağından, vize tarihlerini sahte olarak yeniletip ilaç kaydı yaptırmak için müracaatta bulunduğu somut olayda;
1-Kendisine ve aile fertlerine ait yeşil kart sağlık karnelerine sahte vize yaptırdığı iddiasından ibaret olayda sanığın savunması ve sağlık karnesine ilaç kaydı yaptırmak için yeşil kart bürosuna bizzat başvurması üzerine yakalanmış olması da dikkate alınarak; suç tarihi itibariyle yeşil kartların üzerlerine yazılan geçerlilik sürelerinin bilgisayar ortamında kaydedilmesinin zorunlu olup olmadığı, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin ne şekilde oluşacağı,
Ayrıca suça konu yeşil kart sağlık karnelerinin yasal yollardan elde edinilmesi, hak sahiplerinin edinme hakkının mevcut bulunması, sanığın sözkonusu sahte vize işlemlerini, vize işlemini yenilemek üzere yeşil kart bürosuna gittiğinde görevli zannettiği bir şahsa vererek aynı tarihte yaptırdığını savunması karşısında; suça konu sahte vizelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesinin gerekmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ile, … Sağlık Müdürlüğü’nün 18.07.2008 tarihli yazısında her nekadar sanığın ve aile bireylerinin yasal yollardan başvurması halinde koşulları yitirdiğinden vize işleminin yapılmayacağı yazılı ise de, bu konuda karar verme yetkisinin İl İdare Kurulu olduğundan … İl İdare Kurulu’ndan suça konu iki adet sağlık karnesinde sahte olarak yapılan vize tarihlerinde, karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği de araştırılarak eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211.maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın mazereti sebebiyle katılamadığı 23.12.2008 tarihli karar duruşmasından önce 05.12.2008 tarihinde kurum zararını karşıladığı ve buna ilişkin belgeyi sunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nun 168.maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.