Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9888 E. 2013/12777 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9888
KARAR NO : 2013/12777
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
CMK’nın 234/5-6, 231 ve 260.maddelerinde, suçtan zarar gören mağdurun kovuşturma evresinde kamu davasına katılma ve davaya katılmış olma koşuluyla kurulan hükme karşı kanun yoluna başvurma hakları olduğu belirtilip, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri ve katılan sıfatını almış olanların kanun yollarına başvurabilecekleri hususları ile hiçbir aşamada şikayetten vazgeçmeyen şikayetçinin kovuşturma evresinde davaya katılmasını engelleyen herhangi bir yasa hükmü bulunmadığı hususu dikkate alındığında; mağdur Türkan Şahin’in 29/06/2010 günlü oturumda sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmekle beraber davaya katılmak istemediğini belirtmesine rağmen daha sonra, 21/12/2010 günlü oturumda vekili ile birlikte katılma istemi üzerine mahkemece verilen katılma kararında ve bu sıfatla hükmü temyiz etmesinde yasaya aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; Sanığın başkanlığını yaptığı yapı kooperatifinde katılanın hissesini başkasına devretmek istediği, önceki borçlar nedeniyle devir için teminat olarak suça konu senedi kooperatifin muhasebecisine verdiği, senedin sanık tarafından doldurup katılan aleyhine icra takibi yapıldığı iddia edilen olayda,
Sanığın katılan adına yaptığı ödeme karşılığında suça konu senedi aldığını beyan etmesi, 04/06/2009 tarihli kooperatif yazısında sanığın katılan adına 2500 TL ödeme yaptığının belirtilmesi ve katılanın açtığı menfi tespit davasında … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/102/ E. 2009/737 sayılı kararında katılanın 3000 TL bedelli senetten 500 TL miktar yönünden borçlu olmadığına hükmedildiği ve Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 16/11/2009 tarih 2009/9069 E. 2009/10720 sayılı kararı ile onandığının anlaşılması karşısında, sanığın alacak miktarının üzerinde senedin tamamı yönünden icra takibine başladığı anlaşıldığından bedelsiz senedi kullanma suçunun oluştuğu gözetilerek mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/09/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.