Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20783 E. 2013/5091 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20783
KARAR NO : 2013/5091
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Seferihisar İlçesi Düzce Köyü Ağaçeşmesi Mevkii … Ada … nolu parselde bulunan taşınmazını satmak istemesi üzerine sanıklar … ve …’nün diğer sanık … aracılığı ile söz konusu taşınmazı almak amacıyla katılan ile tanıştıkları, katılan ile sanıklar … ve …’nin arsanın satışı hususunda pazarlık yaparak 8.000 TL bedel üzerinde anlaştıkları, …’nin bu bedelin 6.000 TL’sini tapuda satış işlemleri sırasında katılana ödediği ve arsanın devrinin … üzerine yapıldığı, sanıkların kalan 2.000 TL’yi de 12.06.2006 tarihinde ödeyeceğini söylemesine rağmen belirtilen tarihte kalan parayı ödemedikleri, 17.06.2006 tarihinde sanık …’ın katılana … ve …’ın satıştan vazgeçtiklerini söylemesi üzerine katılanın almış olduğu 6.000 TL’yi …’ye iade ettiği, …’nin de meşgul olduğundan bahisle taşınmazın yeniden katılana devrinin yapılabilmesi için sanık …’a vekaletname vereceğini beyan ederek, bu hususta katılan ile adi yazılı sözleşme düzenledikleri, ancak; arsanın katılan adına devrinin gerçekleşmediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanık ile katılan arasında düzenlenen adi yazılı sözleşmenin, tapuda devir işlemini gerçekleştirmek için yeterli olmadığı, taşınmazın ancak noterden alınmış bir vekaletname ile devredilebileceği, sanıklar ile katılan arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu ve sanıkların katılanın iradesini sakatlayacak şekilde, denetleme istek ve olanağını ortadan kaldıran, basit yalan boyutunu aşmayan hileli davranışlarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.