Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25010 E. 2013/8393 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25010
KARAR NO : 2013/8393
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların müşteki …’e ait kristal isimli gece kulübünde yapılacak bir eğlence için sahte düzenlenmiş biletleri diğer müştekiye satmak isterken müşteki Sebahattin’in ihbar etmesi üzerine yakalandıkları iddia edilen olayda,
1-Suça sürüklenen çocukların suça konu sahte biletleri müşteki …’a sattıkları sırada yakalandıkları olayda, savunmaları, müştekilerin ve tanıkların beyanları karşısında dolandırıcılığa teşebbüsten mahkumiyetleri yerine, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
2-5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için, “suça sürüklenen çocuk” ibaresinin kullanılması gerekirken, “sanık” ifadesine yer verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.