YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13367
KARAR NO : 2013/8841
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın karıştığı yaralama suçu nedeniyle getirildiği polis merkezindeki sehpaya ayağı ile vurup kırması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “kamu malına zarar verme” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
19/06/2008 tarihli celsede kırılan sehpa nedeniyle zararı gidermek istediğini söyleyen tutuklu sanık tahliye olduktan sonra hüküm tarihi olan 01/02/2010 tarihine kadar zararı gidermeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığından tebliğnamedeki zararı gidermesi için sanığa kısa bir süre verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş; sanığın suçtan sonraki olumsuz tutum ve davranışları ile olumsuz kişiliği göz önüne alınarak bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından 5237 sayılı TCK.nun 51.maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, kendisini yargılama sürecinde bizzat gözlemleyen yerel mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmaması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve verilen cezanın ertelenmemesi yönünde gösterilen gerekçe dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gibi, hüküm fıkrasında “sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım, indirim hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki takdiri indirimin uygulanmamasına ilişkin gerekçe de denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğundan tebliğnamedeki bu hususlara ilişkin yeterli gerekçe gösterilmediğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.