Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65914 E. 2012/31047 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65914
KARAR NO : 2012/31047
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik,Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2008 gün ve 9-230/23 sayılı kararında açıklandığı üzere, Katılan vekilinin, duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı yasanını 8/1 maddesi uyarınca uygunlanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar … ve …’in ortağı oldukları … Sanayi Ticaret A.Ş. ve … Sanayi Ticaret A.Ş. lerdeki hisselerini …Noterliğinin 11.07.2001 gün, … yevmiye ve 11.07.2001 gün, … yevmiye numaralı hisse devir sözleşmeleri ile katılana devrettikleri, adı geçen şirketlerin 520.000 dolar borcu olduğunu gösteren 18.04.2001 düzenleme ve 15.01.2005 vade tarihli bononun sahte olarak sanık … tarafından borçlu sıfatıyla düzenlenip imzalandığı, bono alacaklısı gözüken … Şirketi yetkilisi …’un bu senedi ciro ettiği sanık …’in …İcra Müdürlüğünün … sayılı takip dosyası ile 12.03.2007 tarihinde katılanın sahibi olduğu … A.Ş. ve … A.Ş. aleyhine icra takibine koyduğundan bahisle sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
Sanık …’in imzası bulunan ”TÜM BORÇLARIM” başlıklı belgede, 42 kalemden ibaret alacaklı isimleri ve miktarlarının ”senet, çek, açık” şeklinde el yazısıyla ayrıntılı dökümü yapıldığı, belgenin en alt kısmına ”bundan başka borcum yoktur beyan ederim” sözcükleri yazılıp sanık … tarafından imzalandığı, tanık … ve tanık …’nun imzalarının bulunduğu, yapılan yargılama sürecinde tanık olarak yeminli beyanı alınan …, … Şirketlerinin devredilmesinden önce muhasebe işlerini yürüttüğünü, sanık …’in katılana sattığı şirketlerin tüm borçlarını gösteren bu listeyi düzenleyip imzaladığı sırada kendisi ile …’nun bulunduğunu, sanık …’in şirketin başkaca borcu yoktur şeklinde beyanda bulunduğunu, sonradan ortaya çıkan suça konu senetle ilgili şirketin böyle bir borcu olsaydı şirketin muhasebe işlerine baktığı için bilgisi ve haberi olacağını beyan ederek, devredilen şirket kayıtlarında böyle bir borcun yer almadığını tespit ettiğine ilişkin ifade verdiği, duruşmada tanık olarak dinlenen … da şirketlerin devri aşamasında imzalanan belge içeriğinin doğru olduğunu belirttiği, yeminli mali müşavir …’nun hazırladığı … tarihli bilirkişi raporunda, … Şirketlerinin 1999,2000,2001 yılları ticari defterlerinin incelenmesinde … Şirketinden borç para alındığını gösteren herhangi bir kayda rastlanmadığı tespitinin yapıldığı, yine aynı şekilde borç para alındığı söylenilen …’de bulunan … Şirketi defterlerinin incelenmesinde, Türkiye’deki sanıklar … ve …’in şirketine para havalesi gönderilmediği, borç verildiğini gösteren herhangi bir kayda rastlanmadığı, sanık … savunmasında, …’dan borç aldığı paraların bir kısmının banka havalesiyle gönderildiğini belirtmesine rağmen, … borç verdiği paraları elden verdiğini, hiç banka ile havale etmediğini söylediği, yine senet alacaklısı olarak gözüken … Şirketinin 2001 yılında kuruluş sermayesi 20.000 frang olup sadece üç çalışanı olan gıda maddeleri satan bir bakkal olduğu göz önünde tutulduğunda, … tarafından borç olarak verildiği söylenen toplam 800.000 … Frangın verilmesinin şirketin ticari kapasitesine göre mümkün bulunmadığı, sanıklar … ve …’in soyadlarındaki baş harflerin birleşmesiyle … … kentinde faaliyet gösteren … ünvanlı şirkette ortak olduklarına dair kayıtların dosya içine ibraz edilmesi, sanıkların birlikte hareket ettiği ve aralarındaki bağlantıyı göstermesi durumu hep birlikte değerlendirildiğinde; suça konu senet bedeli kadar yüksek borcun gerçekte bulunması halinde sanık …’in imzaladığı ” TÜM BORÇLARIM ” başlıklı belgede yer alması gerektiği, senette alacaklı gözüken …’deki şirketten senet bedelinin banka yoluyla havale edildiğini belirten savunmayı doğrulayan hiçbir belge ibraz edilmediği, senedin düzenlenme tarihi ile vade tarihi arasında 4 yıl gibi uzunca bir zaman olması ve vade tarihinden 2 yıl sonra icraya konulmasının olağan yaşam koşullarına uygun bulunmadığı, … Noterliğinin 17.07.2001 tarihli taahhütnamesinde sanık …’in şirketin devir tarihine kadar 3.kişilere olan borçlardan dolayı sorumlu olacağını belirtmesi eylemi suç olmaktan çıkarmayacağı dikkate alınarak, dosyada toplanan tüm delillere göre suça konu senet içerik itibariyle gerçek bir alacak ilişkisine dayanmadığından sahte olduğu subut bulduğundan sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine, senet üzerinde yazı ve imzası olan kişilerin bu imza ve yazıların kendilerine ait olduğunu kabul ettiklerine dair beyanları esas alınarak senedin sahte olmadığına dair isabetsiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.