Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19080 E. 2013/3622 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19080
KARAR NO : 2013/3622
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın başkalarının kimlik bilgileriyle alınmış telefon hatlarını kullanarak köy muhtarı olan …’yı arayarak kendisini … olarak tanıtıp, Başbakanlık’ta genel sekreter olduğunu iktidar partisi genel merkezi talimatıyla her köyden lise mezunu üç kişiyi memur olarak işe yerleştireceklerini söyleyip, üç isim bildirilmesini istedikten sonra, bu kişiler için formaliteden yapılacak olan sınav masrafı olarak kişi başına 200 TL göndermesini isteyerek kandırdığı, katılanın belirlediği isimlerden birisi için 200 TL’yi sanığın bildirdiği hesaba havale etmesini sağlayarak haksız menfaat temin ettiği anlaşıldığı, sanığın yetkililer nezdinde hatırı sayıldığını söylemeksizin belirlenen kişileri siyasal partinin talimatıyla işe yerleştireceklerinden bahisle çıkar sağladığının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 157/1 maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.