YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13375
KARAR NO : 2013/8835
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
“Katılanlar” … ile…’in gerekçeli karar başlığında “müşteki” olarak gösterilmeleri, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Sanığın başka bir suçtan hakkında arama kaydı bulunması nedeniyle yakalanarak getirildiği polis merkezinde görevli polis memurlarına hitaben “ben istediğim yerde istediğim kişi ile görüşürüm, beni kimse tutamaz, tutanın a..koyarım, siz kimsiniz lan” diyerek hakaret edip, bekleme odasındaki camı ve dolap kapaklarını kırması gelişen olayda, mahkemenin “kamu malına zarar verme” ve “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1) Sanık hakkında “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın aynı suçu birden fazla görevli polis memuruna karşı tek bir fiille işlemiş olmasına göre, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık hakkında “kamu malına zarar verme” suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın sabıka kaydında bulunmayan bir ilamın tekerrür uygulamasına esas alınması suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının C-3 bendindeki tekerrüre esas alınan ilam bilgilerinin çıkarılıp yerine B-7 bendindeki ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.