YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10333
KARAR NO : 2013/8877
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Katılanların temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılanların yokluğunda verilen 08.09.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptıkları 27.01.2012 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık vasisinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Eylem zincirleme biçimde gerçekleştiği halde TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık vasisinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanlara verdiği suça konu çekleri sahte olduğunu bilmeden… isimli bir kişiden aldığını, ileri sürmüş ise de;…’un adres ve kimliğine ilişkin bilgileri verememiş olması, kendinden önceki cirantalarla bağlantı kurmaya yönelik hiçbir delil ve belge ibraz edememesi dikkate alındığında sanığın unsurları tam olan çekleri sahte olduğunu bilerek kullandığı veya tanzim ettirdiği, böylelikle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, çeklerin sahte olduğunu bilerek katılanlara verdiği dolayısıyla kendi yararına başkasının zararına menfaat temin ettiği dikkate alındığında sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezasının tayininde takdir olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız yararın iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız elde edilen yararın iki katının esas alınması sonucunda fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan gün adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılarak yerine ”sanığın, 20.850,00 TL olan haksız menfaat miktarı karşılığı 2085 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62/1.maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1737 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilerek neticeten sanığın 34.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.