YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67289
KARAR NO : 2013/10895
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Manisa Devlet Hastanesinde plastik cerrahi uzmanı olarak görev yapan sanığın, medikal firmalarının faturalarının dayanağı olan reçeteleri hastaları görmeden, muayene ve kontrol etmeden medikal firma çalışanlarının yönlendirmesiyle düzenlediği, hastaların genelde Devlet Hastanesinde ameliyet ve operasyon geçirdiği ve teşhislerinin doğru olduğu, ancak hastaların kapanmayan yaraları için yazılan yara bakım ürünlerinin hastalardaki yara boyutlarından daha büyük ebatta, kullanım dozlarını da daha fazla yazdığı ve sanığın reçetelendirmiş olduğu bu ürünlerin birçok hastada gerçek endikasyonda kullanılmadığı, kullanılıp kullanılmadığından … olmadan kullanıldı belgelerine imza atıldığı, sanığın bu şekilde düzenlemiş olduğu reçetelere göre 33 adet fatura karşılığı katılan kurumun 64.319,72 TL zarara uğratıldığı ve sanığın bu şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle ifadelerine başvurulmayan tüm hasta veya hasta yakınlarının tanık sıfatıyla dinlenmeleri, Zirve ve Yiğit Medikal şirket yetkilileri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı ile gönderilen soruşturma evrakının akıbeti araştırılıp kamu davası açılmış ise dava dosyası getirtilip incelenerek gerektiğinde her iki dosyanın birleştirilmesi, ayrıca hastalıkların teşhisi ve reçetelere yazılan ilaçların doğru olduğu belirtilmiş ise de, yazılan ilaçların hastalığın tedavi sürecine göre olması gerekenden daha fazla yazıldığı gibi kullanım dozlarının da olması gerekenden daha fazla belirlendiği iddiası karşısında, adı geçen hastalara ilişkin tüm hastane kayıtları,raporlar ve reçeteler getirtilerek, hastaların yara boyutlarına nazaran ihtiyaç duyulandan çok daha fazla miktarda ilaç yazılıp yazılmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak toplanan tüm delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.